Sınav Kaygısı

Kaygı Düşman mı, Gizli Bir Güç mü?

Kaygı; kişinin bir uyaranla karşılaştığında yaşadığı bedensel, duygusal ve zihinsel uyarılmışlık halidir. Duygusal ya da fiziksel baskı altında ortaya çıkar. Topluluk önünde konuşurken nefesimizin hızlanması, kalbimizin daha hızlı atması, ellerimizin terlemesi gibi…
Aynı belirtileri, bizim için büyük anlam taşıyan YKS (TYT–AYT) gibi sınavlar öncesinde de yaşarız.

Genellikle kaygıyı; başarısızlık korkusu, gelecekle ilgili karamsarlık, endişe ve umutsuzluk eşliğinde dile getiririz.
“Ya yapamazsam?”
“Bu sınavı kazanamazsam her şey biter mi?”
“Hayatım mahvolur mu?”

Bu düşünceler, her yıl milyonlarca öğrencinin zihninden geçiyor.

Oysa şunu unutmamak gerekir:
Hayat inişli çıkışlıdır ve YKS, hayatımız boyunca karşılaşacağımız sınavlardan sadece biridir. Bilgimizi doğru kullanabildiğimiz sürece aşılmayacak sınav yoktur.

Bilimsel olarak da bilinir ki; aşırı olmadığı sürece kaygı motive edicidir. Asıl mesele, kaygının kontrolümüzden çıkmasına izin vermemektir.


KAYGI NASIL ORTAYA ÇIKAR?

  • Zihnimizde her durum için oluşturduğumuz şemalar vardır. Bu şemalara uymayan durumlarla karşılaştığımızda kaygı oluşur.

  • Gerçekçi olmayan düşünceler, sınav karşısında özgüvenimizi düşürür ve kaygıyı artırır.

  • Mükemmeliyetçi ve rekabetçi yapı, ergenlik özellikleriyle birleştiğinde kaygı yoğunlaşır.

  • Aile ve çevrenin beklentileri baskıya dönüşebilir.

  • Kafein ağırlıklı beslenme kaygıyı artırabilirken, dengeli ve sağlıklı beslenme kaygının etkisini azaltır.


ÖĞRENME, PERFORMANS VE KAYGI

Öğrenme, yaşam boyu süren bir süreçtir.
Bilgi ve becerilerin kazanılması potansiyeli, bu potansiyelin doğru zamanda ortaya konması ise performansı oluşturur.

Bir öğrencinin en iyi performansı; sahip olduğu potansiyeli sınav anında kullanabildiği andır.
Ancak yüksek kaygı, potansiyelin performansa dönüşmesini engeller.

Peki başarılı olmak için hiç kaygı yaşamamak mı gerekir?
Hayır.

Amaç kaygıyı yok etmek değil; onu yönetilebilir düzeyde tutmak ve lehimize çevirmektir.

  • Orta düzey kaygı, isteği ve enerjiyi artırır.

  • Aşırı kaygı, dikkati dağıtır, enerjiyi tüketir.


SINAV KAYGISI NEDİR?

Sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili biçimde kullanılmasını engelleyen yoğun kaygı durumuna sınav kaygısı denir.

Sınav kaygısı iki boyutta ele alınır:

1️⃣ Endişe (Zihinsel Boyut)

  • “Bu sınavda başarılı olamayacağım.”

  • “Herkes benden daha iyi.”

  • “Bildiğim her şeyi unutacağım.”

  • “Ailem bana hayal kırıklığı yaşayacak.”

2️⃣ Yoğun Duygulanım (Bedensel Boyut)

  • Kalp çarpıntısı

  • Terleme, titreme

  • Mide bulantısı

  • Baş dönmesi

  • Nefes darlığı

Araştırmalar gösteriyor ki, sınav başarısını asıl düşüren etken endişedir. Çünkü endişe, dikkati sınavdan koparır. Zihin, sorular yerine “ya yapamazsam?” düşüncesine odaklanır.


KAYGILI VE KAYGISI DENGELİ ÖĞRENCİ ARASINDAKİ FARK

  • Kaygısı dengede olan öğrenciler sınavı bir fırsat olarak görür.

  • Kaygısı yüksek olanlar sınavı bir tehdit olarak algılar.

İlginçtir:
Kaygısı yüksek öğrenciler genellikle daha çok çalışır, ama sınavda potansiyellerini gösteremezler. Sorun bilgi eksikliği değil, olumsuz iç konuşmadır.


SINAV KAYGISIYLA NASIL BAŞA ÇIKILIR?

İlk adım: Kendinle nasıl konuştuğunu fark et.

Eğer zihninde sık sık şu cümleler dolaşıyorsa:

  • “Zaman yetmeyecek.”

  • “Herkes benden daha iyi.”

  • “Bu sınav hayatımın son şansı.”

Dur ve düşün.

Bunların yerine şunu söylemeyi dene:

  • “Elimdeki zamanı en iyi şekilde kullanabilirim.”

  • “Bu sınav benim değerimi belirlemez.”

  • “Elimden geleni yaparsam sonucu yönetebilirim.”

Amaç, gerçekçi düşünmektir.
Ne aşırı iyimserlik, ne de karamsarlık…
Gerçekçilik.

Zihinsel boyutu yönetirken, bedensel kaygı için de nefes ve gevşeme egzersizleri oldukça etkilidir. Zamanla bedenin verdiği sinyallerin azaldığını fark edersin.

Yorum bırak