İnsan olmanın belki de en büyük mucizesidir öğrenme…
Doğduğumuz andan itibaren başlar; konuşmayı, yürümeyi, anlamayı ve hayatta kalmayı öğreniriz. Aslında öğrenme, yaşamın kendisidir. Ne var ki biz çoğu zaman öğrenmeyi okul duvarlarının arasına, ders kitaplarının sayfalarına sıkıştırırız.
Oysa bugün başarıyı belirleyen en önemli kavramlardan biri şudur:
Yaşam boyu öğrenme.
İş dünyasında ilerlemek isteyen yetişkinler yeni kurslara, sertifika programlarına, eğitimlere koşarken; okullarda hâlâ öğrenmeye karşı isteksiz, motivasyonu düşük ve “başarısız” olarak etiketlenen binlerce öğrenci vardır. Bu tablo bize çok net bir şeyi gösterir:
Sorun öğrenme değil, öğrenememek değildir.
Sorun, nasıl öğrenileceğini bilmemektir.
Öğrenmeyi Öğrenmek: Başarının Anahtarı
Bir öğrencinin başarısızlığı çoğu zaman yalnızca öğrencinin üzerine yıkılır.
“Dikkatini vermiyor”, “Çalışmıyor”, “İstemiyor”…
Peki hiç şu soruyu sorduk mu?
Bu öğrenci gerçekten öğrenemiyor mu, yoksa kendisine uygun yöntemle öğrenmiyor mu?
İşte tam bu noktada karşımıza çok kritik bir kavram çıkar:
Öğrenme Stili
Öğrenme stili; kişinin bilgiyi en kolay, en hızlı ve en kalıcı şekilde öğrendiği yoldur.
Dunn & Dunn’a göre öğrenme stili;
kişinin yeni ve zor bilgileri algılama, işleme, hatırlama ve kullanma biçimidir.
Herkes Aynı Şekilde Öğrenmez
Yıllarca bize şunlar söylendi:
“Yatarak çalışılmaz.”
“Müzik dinlerken ders olmaz.”
“Gece ders mi çalışılır?”
“Ayakta dolaşarak bir şey öğrenilmez.”
Peki bu kurallara harfiyen uyduğunuz hâlde yine de zorlandığınız olmadı mı?
Eğer cevabınız evet ise, sorun sizde değil.
Sorun, size uygun olmayan bir öğrenme biçimini zorla uygulamaya çalışmanızdır.
Öğrenme Stilleri Nelerdir?
1. Düşünme Biçimleri
Her birey bilgiyi zihninde farklı işler. İki temel düşünme biçimi vardır:
Analitik Düşünme
Detaycıdır, adım adım ilerler, planlıdır.
Özellikleri:
-
Düzenli ve kontrollü
-
Sessiz ortamda daha verimli
-
Masa başında çalışmayı sever
-
Sabah saatlerinde daha odaklıdır
-
Tek işe yoğunlaşır
Bütünsel Düşünme
Önce büyük resmi görmek ister, sonra detaya iner.
Özellikleri:
-
Sosyal ve hareketli
-
Aynı anda birden fazla işle ilgilenebilir
-
Grup çalışmasını sever
-
Müzikle çalışabilir
-
Gece saatlerinde daha verimlidir
2. Bilgiyi Algılama Yolları
Görsel Öğrenenler
-
Renkli notlar, şekiller, grafikler
-
Yazarak ve görerek öğrenirler
İşitsel Öğrenenler
-
Dinleyerek ve anlatarak öğrenirler
-
Tartışmak ve sesli tekrar faydalıdır
Kinestetik Öğrenenler
-
Yaparak, yaşayarak öğrenirler
-
Hareket, deney ve uygulama şarttır
Ne yazık ki sınıf ortamlarında çoğunlukla yalnızca işitsel öğrenme desteklenir.
Bu da pek çok öğrencinin potansiyelini kullanamamasına neden olur.
3. Öğrenmeyi Etkileyen Diğer Etkenler
Öğrenme yalnızca zihinsel bir süreç değildir.
Fiziksel ve çevresel faktörler de büyük rol oynar:
-
Sessiz mi, müzikli mi?
-
Loş mu, aydınlık mı?
-
Sıcak mı, serin mi?
-
Tek başına mı, grupla mı?
-
Sabah mı, akşam mı?
-
Programlı mı, esnek mi?
Bu soruların tek bir doğru cevabı yoktur.
Doğru cevap, kişiye göre değişir.
“Başardım Çünkü Öğrenme Stilimi Biliyorum”
Öğrenme stili yalnızca ders başarısını etkilemez.
İş hayatını, ilişkileri, motivasyonu ve hatta mutluluğu bile etkiler.
Yanlış ortamda çalışan, yanlış yöntemle öğrenmeye zorlanan bireyler zamanla:
-
Motivasyon kaybı yaşar
-
Kendine güvenini yitirir
-
“Ben yapamıyorum” inancını geliştirir
Oysa öğrenme stilini keşfeden biri için öğrenme:
-
Daha hızlıdır
-
Daha kalıcıdır
-
Daha keyiflidir
Ve en önemlisi, kişi kendini yetersiz hissetmek yerine kendini tanımayı öğrenir.
Son Söz
Öğrenemiyorum demeden önce durup şunu sorun:
“Ben nasıl öğreniyorum?”
Çünkü mesele zeka değil, yöntemdir.
Mesele çalışmak değil, doğru çalışmaktır.
Öğrenmeyi okulun dört duvarına hapsetmek yerine,
onu hayat boyu sizi ileri taşıyacak bir güç hâline getirin.
Ve unutmayın:
Doğru yöntemi bulan herkes öğrenir.
